Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

11 Aralık 2017 Pazartesi 16:10
 
 
 
 
sadasd    sadasd    23    21321    MEZOPOTAMİA HACKERS    HACKED BY TEKSASLI V    HACKED BY TEKSASLI V    Bayırbucak Türkmenlerine yardım yola çıktı   


         
  MHP Marmaris İlçe Başkanı Kim Olsun?

Oy vermek için tıklayın









 
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan'ın Meclis Konuşması
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına İçişleri Bakanlığı Bütçesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesile ile yüce heyetinizi saygılarımla selamlarım.
10.12.2011, 22:17    
 
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan'ın Meclis Konuşması

Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı; bağlı ve ilgili kuruluşları ile ülke sathına yayılmış teşkilat yapısı aracılığıyla yurdun iç güvenliğinin ve asayişinin, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün, Anayasa'da yazılı hak ve hürriyetlerinin, kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması; sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetinin sağlanması; yurdun iç politikası, mülki idare bölümlerinin kurulması, kaldırılması ve düzenlenmesi ile ilgili çalışmaların yapılması; mahalli idarelerin merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerinin düzenlenmesi, yönlendirilmesi, koordinasyonu ve denetimi; kaçakçılığın men ve takibi, dernekler, nüfus ve vatandaşlık ile ilgili görev ve hizmetlerini etkin ve insan odaklı bir yönetim anlayışı çerçevesinde ifa eder.

Değerli Milletvekilleri;

Bu hatırlatma üzerine içişleri bakanlığının, ülkemizin her yerinde bütün vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini temini söz konusudur. 13 Ağustos 2011 tarihinde terör örgütü PKK tarafından kaçırılan kaymakam adayımızın akıbetinden hala haber alınamamıştır. Kendi memurunun, hele bir de bu bir kaymakam ise, can güvenliğini temin edemiyorsa kenar mahalledeki, ücra köydeki vatandaşımızın akıbeti nasıl olacak? Varın siz söyleyin. 

Değerli Milletvekilleri;

Elbette ki terörü şımartan bir iktidar, kardeşlik duygusunu zedeleyen bir açılım projesiyle terörü ziyadesiyle azdırmış, bu da bin yıllık kardeşliği zedelemekten başka bir işe yaramamıştır. Bu ihanet projesinin bütün tahribatını en kısa zamanda ortadan kaldıracak çalışmalar bir an önce başlatılmalı, bu yanlıştan dönülmeli ve milletimizden özür dilenmelidir. Aksi takdirde ülkemiz karanlık günlere doğru gitmeye devam edecektir. İleride daha nice kaymakamların, kamu görevlilerinin, vatandaşlarımızın akıbetini merak etmeye devam edeceğiz. 

Bu açılım saçmalığından cesaret alan PKK terör örgütü; dağdaki kanlı terör eylemleriyle yetinmemiş, Kamuoyunda KCK diye bilinen şehir yapılanması örgütlenmesine de gitmiştir. Yıllardır faaliyet gösteren, alternatif devlet yapılanması KCK, terör örgütünden ve İmralı’dan talimat alarak ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, bin yıllık kardeşlik duygularını zedelemeyi amaçlamış, bu hususta da çok mesafe almıştır. Bugünlerde terör örgütünün şehir yapılanmasına karşı yürütülen operasyonlar ve tutuklamalar, yandaş medya tarafından kamuoyunu memnun etmiş gibi gösterilse de iktidarın daha önceki dönemlerde İmralı canisiyle yapmış olduğu pazarlıklardan dolayı aklımıza soru işaretleri getirmektedir. Bu gerçekten teröre ve terörizme karşı verilmekte olan bir mücadele mi? Yoksa iktidarın ileride elini güçlendirecek bir pazarlık konusu mu? Bu endişemizi saklı tutuyorum. 

Kıymetli milletvekilleri;

Konuşmamın başında yaptığım içişleri bakanlığının görev tanımı içinde de yer alan, kaçakçılıkla mücadelede bakanlığın iyi bir sınav verdiği kanaatinde değilim. 30 yıla yakındır milletimizin, huzurunu, refahını bozan terör ve terörizmin kaçakçılıktan beslendiğini cümle alem bilmekteyken hala büyük şehirlerimizde; hatta Ankara’nın göbeğinde, ülkemize kaçak yollardan gelen sigara, akaryakıt ve bunun gibi emtialar satılmaktadır.

İdare merkezi Ankara’da olan bir bakanlık, kendisinden 30 – 40 kilometre uzaklıktaki akaryakıt istasyonlarında, hem de “Ucuz Mazot” levhalarıyla reklamı yapılan bu açık kaçakçılığı görmüyorsa, göremiyorsa ALLAH aşkına… Neyi ve nereyi görecek?

Gözünün önündeki kaçakçılığı göremeyen iktidar, suçlulara müsamaha gösterirken, suçsuz ve masum insanları dinlemekten imtina etmiyor. 

Değerli Milletvekilleri; 

Mahremiyet çok önemlidir. Özel hayata saygı, hem yüce dinimizin, hem milli kültürümüzün, hem de evrensel insanlık değerlerinin bir sonucudur. Bundan dolayıdır ki dün de bugün de bütün devletler; kişi mahremiyetini ve özel hayatını kanunla koruma altına almıştır. Bu konu ülkemizde de kanunlarla teminat altına alınmışken kolluk kuvvetleri ve mahkemeler tarafından tam tersi bir uygulamaya şahit olmaktayız. Kişilerin özel hayatına müdahale, AKP iktidarı döneminde sanki meşru bir hal almıştır. Kamuoyunda telekulak olarak bilinen dinlemeler, ilgili birimlerin vurdumduymazlığından cesaret alınarak, özel hayatlar; internet sitelerinden gazete köşelerine kadar tefrikalar halinde neşredilmeye başlanmıştır. 

Toplumda hemen herkes; “ben de izleniyorum, ben de dinleniyorum” paronayasına kapılmıştır. Son derece istisnai hallerde başvurulması gereken bu yöntem AKP iktidarı döneminde genel bir uygulama haline gelmiş, kurumsallaşmıştır. Yasaların en kısa zamanda uygulanması, kişi hak ve özgürlüklerinin en üst saygıyı görmesi elzemdir. AKP iktidarının, bu yasadışı ve gayriahlaki metotlardan beslenmeye son vermesi şarttır. Eğer bu meselelerde iktidarının dahli yoksa; kanunları uygulayarak, suçluların cezalandırılmasını sağlamalı ve toplumda yeniden huzur ortamı oluşturulmalıdır. 

İnanıyoruz ve biliyoruz ki siz ne kadar uğraşsanız da herkesi dinleyemiyor ve kaydedemiyorsunuz. Ama siz de biliniz ki Yüce Mevlam kainatta olan her şeyi görüyor, duyuyor ve kaydediyor. Buna sizin yaptıklarınız da dahil.

Değerli Milletvekilleri;

İçişleri bakanlığının yerel yönetimler üzerindeki mali denetimi ile ilgili görevi 5018 sayılı kanun ile Sayıştay Başkanlığına devredilmiştir. Ancak, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana Sayıştay başkanlığı bu görevini bihakkın yerine getirememektedir. Ancak iktidar, kanunun istisnai hükümlerinden istifade ederek muhalefet belediyeleri üzerinde baskı oluşturmakta ve özel denetim yaptırmaktadır. Bu denetimin ya tekrar içişleri bakanlığına devredilmesi, ya da, muhalefeti sindirme amaçlı özel denetimlerden vazgeçilmesi gerekmektedir. 

Ayrıca taşrada vatandaşların teveccühünü kazanan ve her birisi birer hizmet abidesi olan Milliyetçi Hareket Partili belediyelerimiz ve değerli başkanları partimizin gözbebeğidir. Bu başkanlarımızı ve onların hizmetlerini engellemekle iktidar, sadece Milliyetçi Hareket Partili belediyeleri değil, onların görev yaptığı beldelerdeki vatandaşlarımızı da cezalandırmaktadır. 

Sayın Bakan;

Bu hizmet gaspını Asil Türk Milletine ve MHP ye oy veren seçmenlerimizin vicdanına şikâyet ediyorum. Size tekrar sesleniyorum; “vakit geçmeden ellerinizi MHP li belediyelerin üzerinden çekin! Sebep ne olursa olsun belediye başkanlarımız en adil ve en doğru hizmeti vermeye devam edecektir. İktidarın baskısı Ülkücülerin azmini yenemeyecektir. 

Değerli milletvekilleri;

İktidar, Vali Yardımcıları ve Kaymakamların üstün çabalarıyla uygulanan, KÖYDES ve BELDES projelerinin gerçek kahramanlarını yok saymıştır. 
Değerli Milletvekilleri ben de mülki idare mesleğinden gelen bir arkadaşınızım. Kendisi de mesleğin içinden gelen sayın içişleri bakanının bakanlığı döneminde çıkartılan kanun hükmünde kararnameyle, vali yardımcısı ve kaymakamlarımızın özlük haklarının geriye götürülmesi beni ve bütün meslek camiasını üzmüştür. 

Zaman kaybetmeden birinci sınıf mülki idare amirleri ile birinci sınıf hakimlerin özlük haklarının eşit hale getirilmesi; taşrada benzer şartlarda görev yapan iki meslek grubu arasındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılmasına vesile olacaktır.

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri;

Demokrasimizin en temel noktasında, vatandaşlarımıza en yakın mesafede görev yapan mahalle ve köy muhtarlarımızın özlük hakları hakkında bugüne kadar ciddi bir adım atılmamıştır. Hem vatandaşlarımızın hem de kamu görevlilerimizin gece gündüz hizmetinde olan muhtarlarımız acilen sosyal güvenceye kavuşturulmalıdır. Emekli kesenekleri bütçeden karşılanmak kaydıyla muhtarlarımıza en az asgari ücret kadar maaş ödenmelidir.

Gene demokrasimizin temel taşlarından olan il genel meclis üyelerinin özlük haklarında görevlerine mütenasip bir düzenlemenin süratle yapılması elzemdir.

Değerli Milletvekilleri;

Önümüzdeki günlerde meclis gündeminde yer alacak olan yeni büyükşehir belediye yasası hakkında Milliyetçi Hareket Partisi olarak ciddi endişelerimiz vardır. Umut ediyoruz ki bu tasarı terör örgütünün yerel özerklik talebinin alt yapısını hazırlayıcı nitelikte olmasın. Çünkü bu tip talepler Yüce Türk Milletinin bin yıllık kardeşliğini ve bölünmez bütünlüğünü zedeleyici nitelik taşımaktadır. İşte bu yüzden Milliyetçi hareket Partisi buna karşıdır.

Sayın başkan, değerli milletvekilleri; bu vesile ile yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. 2012 bütçesinin milletimize ve devletimize hayırlar getirmesini diliyorum.


 
  Haber Merkezi

Bu yazı 3187 kez okunmuştur.
 
Yorum yazın:

İsminiz:
(İsim yazmazsanız yorumunuz "Misafir" adıyla yayınlanacaktır)             


  Misafir 6 yıl önce  
  tebrik eder başarılarınızın daim olmasını dilerim  
  ...............................................................................................................................................  




Ahmet Yılmaz  
Marmaris'e Baysal yakışır  

Ahmet Yılmaz  
Bayrak  

Özdemir Hürmüzlü  
Kerkük Üzerinde 25 Şubat Etkisi  

Ahmet Yılmaz  
Kurtlar Vadisi Doğu Türkistan  

Mine Cerrah  
Kerkük'ten Özel Yazıyor  


Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :


Burcunuzu seçin