Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

23 Mayıs 2017 Salı 08:01
 
 
 
 
121212    asdasdsadsad             hacked melih dnrs    hacked melih dnrs   


         
  MHP Marmaris İlçe Başkanı Kim Olsun?

Oy vermek için tıklayın









 
Kerkük'ten Özel Yazıyor
Mine Cerrah'ın Kaleminden Bir Sitem Mektubu
24.01.2011, 11:28    
 
Kerkük'ten Özel Yazıyor

BİR SİTEM MEKTUBU

 

1967 de Süleyman Demirel, Kerkük’ü ziyaret ettiğinde, onu, ” Ağam Süleyman, Paşam Süleyman, evleri köprü, başında men sene hayran “ türküsüyle ” Yaşasın Türklük, Yaşasın Bozkurt “ diyerek karşılar Türkmenler.

 Demirel’in dönüşünden sonra, birçok Türkmen bu olaydan dolayı tutuklanır ve işkence görür.

70 li yıllarda Kerkük’te Türk Kültür Merkezi vardı. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine bağlı olan ve Türkiye’den sürekli öğretmen gönderilen bir kurumdu burası. Merkezde Türkçe kursları verilirdi, içindeki kütüphanede Türkçe kitaplar, ansiklopediler bulunurdu. 

 Türkçe kursları Türkmenler arasında çok rağbet görüyordu; ama Kültür Merkezinin, kurslardan daha önemli bir faaliyeti, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi kutlama törenleriydi, Kerküklüler bu günlerde Merkezi doldurur, ailece gelirler ve yıllar önce bin bir hile ve hıyanetle koparıldıkları anavatanlarına hasret giderirler, onunla bütünleşir ve bir coşkuyla, heyecanla Cumhuriyeti kutlar ve Atatürk’ü anarlardı.

27 Nisan 1976 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Fahri  KORUTÜRK Kerkük Türk Kültür Merkezini ziyaret eder. Türk başkanı ve onunla olan büyük heyet Kerkük’te Türkmenler tarafından büyük bir coşkuyla karşılanarak esir Türkmen milletimizle buluşur, Türkmenlerin hasret dolu göz yaşları sel, sel akıyordu öyle ki esaret, işkence ve zulüm altındaki Kerkük Türkleri Korutürk’ün bindiği arabaya yaklaşabilmek dokunmak istiyordu, Türk kardeşine o kadar hasret olan Kerkük Türkmenleri sloganlar atarak Kerkük Türk’tür Türk kalacak, Milliyetçi Türkiye, yaşasın Türklük. Türkmenlere bağımsızlık özgürlük, yaşam hakkı tanınmak Türk dili ile yazmak okumak sloganlar atılmıştır. Alkışlar, bağırışlar,  tezâhüratlar…

Bu ziyaret bir kucaklaşma, bir gönül almaydı Kerküklü için adeta. Yıllar sonra hatırlanmış olmanın, sahipsiz kalmamanın coşkusu yüreklerden yüzlere yansıyordu sanki …Ya sonra? Sonrasını hiç sormayın Tutuklamalar, hapisler, idamlar… Kerküklü, o kucaklaşmanın bedelini çok ağır ödedi. Zaten bu bahar da çok sürmedi. Kerkük Türk Kültür Merkezi 1978’de sessiz sedasız ve apar topar kapandı. Artık, ne Türkçe kursları ne milli bayram kutlamaları ne de Merkezin çatısındaki Türk bayrağı kalmıştı..

O günden beri Irak hükümeti ve Türk devleti arasındaki bağlantılar da kesilmişti. Saddam rejimi bittikten sonra Irak'ın her tarafında birçok Türk şirketleri kuruldu. 30 sene yetim kaldıktan sonra şimdi Türklerden en çok Kürtler ve Araplar yararlanmaktadır. Geçtiğimiz, günlerde Irak'ın güneyinde bulunan Basra şehrinde Türk şirketleri fuar yaptı, yerli kanal bu fuarı canlı olarak yayınlıyordu ama kime sorsam izlemedim diyordu meğer herkes ''bana ne, Araplar sevinsin'' diyerek kanal değiştiriyormuş. Süleymaniye Türkler tarafından yeniden inşa ediliyor. Altyapıdan kavşaklara kadar her türlü yeni yapıda Türk şirketlerin imzası var, marketler, Lüks Türk lokantaları bile bulunuyor. Süleymaniye de başka yabancı şirketler olsa bile piyasalar Türk mallarıyla dolu, Türkmenler işsizlikten şikayet ederken yüzlerce Irak ve Türkiye Kürtleri rahatça çalışıyor. Türkler tarafından inşa edilen binaların çatısında Türk bayrağı Kürt bayrağı eşliğinde dalgalanıyor bunun karşında Türkiye ye aşık olan Kerkük bir tane Türk bayrağına mahrum kalmış.

Bu Ticari, sanayi ve inşa faaliyetlerinin yarısı bile Kerkük te yok. Bugün para uğruna soydaşlarını unutan yarın Kerkük’ü Telaferi de unutur. Erbil,  Musul ve Basra'da konsoloslar açıldı ama Kerkük'ü kimse hatırlamadı. Türkmenler tarafından çok sevilen, Telafer'de köprü ve mahallelere bile ''Abdullah Gül'' ismi veriliyor fakat Cumhurbaşkanı Bağdat’ı ziyaret ettiğinde dostlarıyla arası bozulmasın diye Kerkük'e gelip Türkmenlerin gönlünü alamadı.

Türkmenler yuvadan ayrılmış yavru kuş gibi olsalar bile, unutulmuş yetimde olsalar unutmayı bilemezler.

Dedem hayattayken 26 kez Türkiye’yi ziyaret etmesine rağmen, 'Türkiye' denildiğinde gözleri doluyordu, elleri titriyordu, vatanım diyordu, asla unutmam diyordu.

 Mine Cerrah


 
  Mine Cerrah

Bu yazı 3925 kez okunmuştur.
 
Yorum yazın:

İsminiz:
(İsim yazmazsanız yorumunuz "Misafir" adıyla yayınlanacaktır)             


  4 yıl önce  
  kadirdova bir yörük ve türk ölarak sizi ve sizinle beraber daha uzak illeri hiç ama hiç unutmadık unutmuyacağız gönlünüz rahat olsun gönlümüz sizinle. BURSA karacabey  
  ...............................................................................................................................................  
  Huseyin Dede 5 yıl önce  
  Okurken gozlerim yasardi ve utandim kendimden .  
  ...............................................................................................................................................  




Haber Merkezi  
 

Ahmet Yılmaz  
 

Ahmet Yılmaz  
Marmaris siyasetine artı değer katacak isim Mustafa Yüce  

Ahmet Yılmaz  
Marmaris'e Baysal yakışır  

Ahmet Yılmaz  
Bayrak  

Özdemir Hürmüzlü  
Kerkük Üzerinde 25 Şubat Etkisi  

Ahmet Yılmaz  
Kurtlar Vadisi Doğu Türkistan  

Mine Cerrah  
Kerkük'ten Özel Yazıyor  


Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :


Burcunuzu seçin